28 Mayıs 2016 Cumartesi
NE ESER, NE DE SEMER
"Ölen insan mıdır, ondan kalacak şey eseri: Eseri;
Bir eşek göçtü mü, ondan da nihayet : Semeri."
Atalar böyle buyurmuş, diye binlerce alın,
Ne tahalükle döker, döktüğü bi çare teri!
Şu beka hırsına akl erdiremem, bir türlü,
Sorsalar, bence temayüllerin en derbederi:
Hadi, toprakta silinmez bir izin var, ne çıkar,
Bağlı oldukça telakkiye hakiki değeri?
Dün, beyinlerde kıyamet koparan "hikmet" i al,
Bugünün zevkine sor: beş para etmez ciğeri!
Gündüzün başların üstüne gezen "şah-eser" in,
Gece şayet, arasan, mezbeledir belki yeri!
İsteyen almaya bakın boyunun ölçüsünü,
Geri dur sen ki, peşiman, atılanlar ileri,
Bilirim: "Hep de semermiş!" diyecek istikbal,
Tekmelerden kabarmış şu sıra kümbeltiler.
O ne çok bilmiş adamdır ki: gider sessizce,
Ne esermiş, ne semer, kimsenin olmaz haberi!
Hilvan, 21 Mart 1346
(1930) Safahat...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder